2014 Yılının Arşivi

Haziran ayında Portland?da Nike?ın genel merkezini dünya gözüyle görme fırsatı buldum. Hayatımda gördüğüm sayılı güzel yerlerden birinin bir markanın ofisi olacağı aklıma gelmezdi. Kendi içinde bir Central Park, bir Camp Nou, bir konser alanı, muhteşem bir koşu parkuru, spor salonları, sayısız botanik çiçek barındıran Nike World Headquarter?ı görüp hayran kalmamak imkansız. Her an bir yerden çıkan bir olimpiyat madalyalı atlet ya da bir dünya starı görmek de pek mümkün. Büyülendim diyebilirim.

Bayram demek soluğu sevdiklerinin yanında almak demek. İşe güce azıcık mola verip, kendine zaman ayırmak demek. Arabaya ya da uçağa atlayıp uzaklara gitmek ya da yaşadığın şehrin tadını, sakin sakin, bir yerlere yetişmeye çalışmadan çıkarmak demek. Bayram demek çikolataları, harçlıkları her an kapı çalabilir diye hazır etmek, ramazan davulcusunu da ihmal etmemek demek 😉 En sevdiğin elbiseni giyip ya da kendine bir yenisini alıp bayramlık sevincini yaşamak demek. Bayram demek, küslükleri bitirmek, sadece kendin için değil, herkes için iyiyi, barışı, huzuru dilemek demek. Sen neredeysen bayram orada demek.

#tatildedigin diye diye instagramdan bol bol paylaştığım üzere, VistaBilet ile The Marmara Antalya‘da şahane bir haftasonu geçirme fırsatı buldum. İlk post eşsiz bir fon sunan Antalya’nın meşhur falezleri eşliğinde gelsin. Dalgaların şekilden şekle soktuğu falezlere tırmanıp, benim de şekilden şekle girdiğim kareler bu postta tabii ki olmasa da, hafızalarda canlandırılabilir. 😉 Hepimize şahane bir hafta diliyorum!

Hızlı bir Alaçatı turundan merhaba. Her sene çehresi daha da değişmiş, güzelleşmiş ama bir o kadar da kalabalık bir Alaçatı buluyorum. İyi mi kötü mü anlamadan, tadı damağımda kalarak, neyse yine gelirim planları yaparak, kendimi yine İstanbul’da buluyorum. Bir haftasonuna sığdıramıyorum maalesef Alaçatı’yı. Sokaklarında saatler geçireceğim, dükkanları bir bir karıştırıp, eskicileri talan edip, bol bol fotoğraf çekip, pazar alışverişi yapıp, valizimi kekik ve enginarlarla doldurup geri gelmek istiyorum. Ve mümkünse tüm bunları haftaiçine yayıp, tadını çıkarmak istiyorum. Ağustos başında yine hızlandırılmış bir Alaçatı macerasına kadar, yarım saatlik hızlı bir Hacımemiş turundan fotoğraflarla posta devam 🙂

Pastel tonlarla aram uzun bir süredir hiç olmadığı kadar iyi. Aramızdan yaz, kış su sızmıyor. Bu romantik, ferah, ipeksi tonların mutlulukla da bir ilgisi olmalı. Zira pastellere bürünüp, yüzünüze minik bir gülümseme kondurmamanız imkansız. Toz pembeli mavili, tiril tiril uçuş uçuş bir elbise seçtim ben de. Beyaz bir çift ayakkabı ve çanta da edindik mi tamam. Zira kendilerini en çok beyazlarla tamamlamayı seviyorum. GittiGidiyor Cadde’nin Portre sayfalarına konuk olup, beyazlara methiye, pastellere ilan-ı aşk ettiğim bir başka yazıma da bu linkten ulaşabilirsiniz. Hepimize pastel tonlarında bir hafta diliyorum 😉