2012 Yılının Arşivi

Doğumgünleri, sevgililer günü, yılbaşı ve daha nice özel günler aslında hediye alma bahanesi yarattığımız günler. Benim için hediyenin makbulü zamansız olanı olsa da, bir insanı topluca mutlu etme günlerini, yüzünde dakikalarca süren gülümsemeyi izlemeyi seviyorum.

Bazen bir bahaneye ihtiyaç duyarız hediye almak için, bazen ise kendimiz yaratırız o bahaneyi..Ticari bir gün deriz sevgililer günü için..Hediye gelmezse üzülmeyiz  ama gelirse de sevinç çığlığını basarız. Ne gerek vardı derken, içimizden aslında ne düşünceli deriz 😉 Hediyenin zamanı olmaz, ama hayat telaşı içinde durduk yere hediye almaya da zaman olmaz. O yüzdendir ki özel günler ve haftalar iyi ki varlar 😉

Ben de sevgililer gününü bahane edip, içinde yok yok her marka olan YKM’deki hediye şeçeneklerini keşfe çıktım. Biraz kendime çalıştığım doğrudur.. Ama ”bazı beylere” de biraz ipucu vermek gerekir ki işleri kolaylaşsın 😉

İhtiyaçtı, şımarıklıktandı, çam sakızı çoban armağınıydı, işte bu tam ona göreydi, olsa ne şahane olurdu, aklım fena kaldı diye gezinirken objektifime takılanlar bakalım neler olmuş? 😉

gamze Saracoğlu, kuzey yamacı, ifw, hediye ifw davetiyesi

Her IFW‘de, bu sefer podyumda nasıl harikalar yaratacak, kaç kişiye çarp çarpıntısı yaşatacak, kaçımızı daha kendisine hayran bırakacak, o tasarımlara sahip olmak için kaç kişi hayal kuracak diye hesap kitap yaptığım defiledir Gamze Saraçoğlu‘nunki. 🙂

İnanın o bize bu heyecanı yaşatırken hepimizden fazla kendi heyecan duyuyor! Her zaman ki muhteşem bir koleksiyon hazırlamış, muhteşem bir ekibi, muhteşem bir enerjisi var, ama heyecandan kalbi pır pır ediyor! 🙂

bisiklet, vespa, motorsiklet, hayal, berlin, berlin notları

Ne zaman yurtdışına çıksam, elalemin Vespa’sına bisikletine sarktığım doğrudur. Muasır medeniyetlerde en özendiğim şey; ek şerit! Bisikletlilere ayrı, motorsikletlere ayrı, insana ayrı.. O yüzdendir ki her defasında geniş kaldırımlarda  -sanki başka yer yokmuş gibi-  bisiklet yolunda dikilip karşıdan kaşıya geçmeyi beklerken, çekilsene zilleri, ıslıkları duymam 🙂 Alışmamış ki bünye.. Ben nerden biliyim..Onların da sadece spor olsun diye haftasonları arabalarının bagajına bisikletlerini yükleyip, en yakınlarındaki Belgrad Ormanı’na gittiklerini sanıyorum! 🙂

Daracık kaldırımlarda zar zor yürürken, bir de yarısı kaldırıma sarkmış arabaları ”bari yola çıkıp sollıyım” derken, asfalttaki yama yama olmuş engelli arazide yürümeye çalışmak aslında en güzel spor.. Yayaya bile yol yokken gel de ek şerit hayal et bisiklet için.. Oturduğum yerden o bisikleti hayal etmem yetmiyor işte.. ama yine de istiyorum..Hem de çoook istiyorum bisikletim olsun!

2 tekerlek sevdam bisikletle de bitmiyor ki..Bisikletim olsun, bir ileri kademeye geçip, Vespa‘ma atlayacağım. Madem daracık kaldırımlarda yayaya bile yer yok, tüm yamalı sokaklar benimdir. Nolurdu sanki, aile fertlerinden gizli saklı motor hayalleri kurmadan, motoru çalıştırmadan önce bildiğin tüm duaları okumadan, gönül rahatlıyla sokağa çıkabilinse? Şehir planlaması nedir? Ne işe yarar? İhalelerden öte ne ifade eder? Ben bugüne kadar vatandaş olarak pek hakim olamadım.. Tek bildiğim; sürpriz çamur fırlatan oynak taşlar, çöken asfaltı dolduran yamalar, nedense devamlı yenilenen taşlar, akbildi, İstanbul karttı bakalım seneye aynı amaca hizmet eden hangi yeni icada gidecek olan ek vergiler..

2 tekerlek sevdam fotoğraflardan öteye geçecek bir gün biliyorum.. Bisikletime, Vespa’ma atladığım gün, size yol durum, ara sokak, kestirme, trafikle dost yaşam tüyoları içeren yazılar yazmak birinci vazifem olacak 😉 Yeter ki bu bahar o bahar olsun ve 2 tekerlekliler kapıda dursun! 🙂

Hah işte ben! Elimde telefon, twitter’a bugün hava karla karışık yağmurlu ama bisikletimle bana herşey güzel yazıyorum 😉

bisiklet, vespa, motorsiklet, hayal, berlin, berlin notları

off ne giysem, harper's bazaar çekimi, backstage çekim, dergi çekimi, machka, kürk, beymen club, zara, opening ceremony, beymen blender, Harvey Nichols

Bazı kıyafetler vardır, musallat olur üzerinizden atamazsınız. İlk neyle kombinlerseniz onla bir çırpıda kanka olur, bir daha ayıramazsınız. Sonradan bir parça değişiklik yapmak istersiniz, ”hadi hadi acelen yok mu, böyle çıkıver işte bugün de, bak geç kalacaksın” derler, iyice müptelası olursunuz. Sonra bir bakmışsınız, üniforma rütbesinden kadroluya geçip, gardrobun en sık kullanılanlar askısında mesken tutmaya başlamışlar. Siz de acele acele hazırlanırken, off ne giysem diye dolap önünde volta atıp duracağınıza, yine yeniden aynı üniformayı giyip kendinizi sokağa atarsınız.