
Bazı renkler vardır, size gitmediğini düşünürsünüz. Kendinize bir türlü yakıştıramazsınız. Renk analizi diye son dönemlerde şıkça duyduğumuz analizi yıllardır biz ayna karşısında kendi kendimize yapar dururuz aslında. Benim için o tabu renk kesinlikle pembe. Belki bu güne kadar doğru tonuyla karşılaşmadığım içindir ama yakında hallolacak hissediyorum. Ben azcık güneş yüzü görcem, o bebek pembesi hallerini terk edecek ve fotoğraflarda sadece fon olmaktan çıkacak 😉 Bu posta kadar hayatımda hiç Converse de giymemiştim mesela. Lame aşkına bu pabuçlar benim ilk Converse‘lerim oldu! Kim bilir belki yarın pespembe de çıkabilirim karşınıza belli mi olur? 😉

Benim Fabrika’mda ne var ne yok paylaşmaya devam! Bugün bizim mahalleden bildiriyorum. Bu derin sırt dekolteli elbiseye ilk görüşte vurulmuştum. Dantel ve tüllerle çok aram olmasada, o kadar kibar ve narin bir dekoltesi var ki, bu yaz ben bu elbiseyi üzerine bol bir t-shirt ile mahallede zıplaya dolaşa, akşamları ise, t-shirtü bir kenara fırlatıp, hanım hanımcık giyerim diye düşündüm. Koca koca çiçek desenlerine ve rengine ise ayrı bayıldım. Mahallelinin önde gelen delikanlıları da beğenmiş olacak ki, bugün Nero, Charlie, Brenda ve Albay’la beraber güle oynaya takıldık. 😉

Bir türlü rayına giremeyen mevsim normalleri, yine tekrarlarsa diye korkutan fırtına, #sehirtiyatrolariyokedilemez diye atılan haklı çığlıklar, kenarda bekleyen sabırsız hayaller, bir köşede unutulmuş dargınlıklar, bitmeyen alınganlıklar.. Konjoktür ne zaman karışsa, ben de karışıyorum.. Kafamı dağıtmak için değil ama bazen geride bırakmak için, kendimi her fırsatta şehrin içinde bir yerlerde deniz kenarında buluyorum. Bu post da o günlerden birine ait. Bedenim Kalamış’ta, lakin ruhum, bir gün batımı saatinde, Côte d’Azur sahiline yanaşan o şık teknede 😉

İri iri puantiyelere bayılıyorum! Doğum günüm olmasa bile doğum günü çocuğunun balonlarını aşırıp şımarmaya da 😉 Her ne kadar sakin ve yalın renklerde bir kış geçirsem de, bahar gelince doğadaki renkler gibi ben de değişiyorum. Bu kadar renklenmeden önce, biraz yanık tenli olmakta fayda var ama sanki 😉
İnanması zor ama gerçek. Geçtiğimiz haftalarda hava hem güneşli hem ılıktı. Biz de napalım, bahar geldi sandık, vapura atladığımız gibi kendimizi Burgazada‘da mimozalar içinde bulduk.
