Bayram tatilinde kiteboard yapmak için bu defa soluğu Ayvalık, Cunda’da almıştık. Cunda’dan youtube’a kısa bir vlog gelene kadar, 2 lezzet durağından gelsin bu post. Biri çok eski, diğeri ise yepyeni. Cunda deyince akla heralde ilk önce meşhur Taş Kahve geliyordur. Buraya kadar gelmişken #gununkahvesi için molayı bizde Taş Kahve’de verdik önce. Diğer durağalım ise Orman Cunda oldu. Rize Moyy’e gidenler sevgili Özay’ı mutlaka hatırlayacaktır. O şimdi Cunda’da şahane bir coffee&cocktail bar açtı. Orman meyveli çikolatalı cheesecake’i ve vintage bardaklarda servis ettiği limonataları çok güzel. Menü çok daha geniş tabii. Cunda’ya yolunuz düşerse hemen Ayna restoranın yan sokağından çıkılan meydanda hemen köşede. Onun da madem geçmişken, Ayna’da da mutlaka yemek yenmeli, baya lezzetli 🙂

Yaz başında şahane bir türk markasıyla daha tanıştım. Sevgili Pelin’in markası Pia Brand. Henüz çok yeni bir marka olmasına rağmen, tarzı ve dikiş kalitesiyle bence hızla yol alacak gibi duruyor. Bir kere çok eğlenceli ve bir o kadar da detaycı bir tarzı var. Yolu şimdiden açık olsun! 🙂 Atölyesi hemen Teşvikiye’de, merak edenler için instagram hesabı da hemen şu linkte.

Herkese merhaba! Youtube seyahat videolarında bol bol keşfettiğim lokal tasarımcılar, sevdiğim marka ve mağazaları çekip paylaşıyordum ama yaptığım alışverişlerle ilgili çok detay paylaşamıyordum. Bu defa sizden gelen yorumlarla bu konuya da el atıp, evde yurt dışı seyahatlerimden yaptığım alışverişlerle ilgili bir video çektim. Evi yine gerekli gereksiz bir sürü şeyle doldurmuş olabilirim 🙂 Sizin en […]

Siyah

0 Yorum | Devamını Oku

Üst üste gelen siyah kombinler sizi yanıltmasın. Dünya kadar renk varken, en sevdiğim renk siyah da değildi aslında. Ama işte, özellikle son aylarda aramızdan su sızmıyor 😉 Günün her saati giyilebilen pratik siyah elbiseleri özellikle çok seviyorum. Geçen yıl aldığım bir türk markası olan bu Dahlia Bianca elbise de kesinlikle onlardan biri! Yaşasın kolaya pardon siyaha kaçanlar 😉

Ne güzel değil mi; öğlen her şeyi kapatıp nerdeyse 3 saat siesta, sonra da işten 2 adımda plaja. Barselona gerçekten bu dünyada yaşanabilecek en güzel şehirlerden biri. Sadece bu sebeplerden değil tabii ama fena mı yani? 🙂 En yakın arkadaşlarımız da orda olunca, gidegele daha da sevdik zamanla bu şehri. Biraz şehirde takılıp, ardından plaja gideriz dediğimiz, turistik bir günden bugünkü post da. Benimki turistik de, onların ki gerçek ama. Plajlarda sadece turistler değil, iş çıkışı gencinden yaşlısına, güneşleneninden spor yapanına Barceloneta’nın trafiği bir hayli yoğun. 😉 Benim tavsiyem, W Otel tarafına en yakın tarafta denize girmeniz ama, orası nispeten azıcık daha sakin oluyor. Yine de çantada değerli eşya bırakıp denize girmek yok, onu da hatırlatayım 🙂