off ne giysem, billur saatci, akyaka, super sunglasses, pole women, bilstore, street style

Yıllardır bu tarafa gelişimin bahanesi hep aynı. Ailemle, Deyzle olmak, ilk fırsatta Akbük’e kaçmak, Azmak’da serinlemek, sabahları bahçedeki ‘baba’ mahsüllerinden, sabahlara kadar susmayan horozun hareminden çıkan yumurtalardan yemek. Komşunun ineğinin sütünden anne tatlısı yemek, valizi tıka pasa yemediklerimi de yanımda götürürüm kafasıyla doldurmak. Ama bu yıl bu bahanelere bir yenisi daha eklendi. Yıllardır biz ne kaçırmışız dediğimiz ‘kiteboard’. Bu yıl 3. defa buralara gelişimizin sebebi de, ufak tefek sakatlansak da hadi hemen iyileşip tekrar suya çıkalım sabırsızlığımızın nedeni de o. Yavaş yavaş tadını çıkara çıkara hayatıma yeni giren bu sporla, bakalım beni daha neler bekliyor olacak. Bir başka hayatıma giren yenilik ise aletli pilates.İstanbul’da bir türlü başlayamadığım bu derslere Akyaka’da başlamanın sürpriz şaşkınlığını yaşıyorum. Anlayacağınız #tatildedigin bu defa şezlong başında ya da deniz yatağı çeperinde değil, bol bol sporla geçiyor. İstanbul’da daha zinde görüşmek üzere ;)

off ne giysem, billur saatci, street style, nike air max lunar1, haply and son, derliebling, topshop, misela istanbul

Sunday Mood

9 Yorum | Devamını Oku

Sıcak hava kalkanlarını nerdeyse sıfıra indirdim, saçlarımı 12 cm kısalttım, soğuk kahve yapma konusunda level atladım, hiç aram olmayan klima ile kanka oldum ama yine de senle başa çıkamadım sıcak denen. Şehirde kalıp, pazar pazar kavrulanlara selam olsun.

billur saatci, street style, off ne giysem, turkish blogger, haply and son, sunglasses, motel second hand, vintage, ne varsa eskilerde var, espadrilles, ralph lauren, happily ever paper bag

Cumartesi’den, geçtiğimiz haftanın en sıcak gününden, İstanbul’un en kalabalık lokasyonundan merhaba :) Her gittiğinizde içinden başka bir sürpriz, görsel şölen, enfes bir lezzet çıkan Eminönü-Sirkeci-Karaköy hattında, keşfedilecek çok yer var. O yüzdendir ki sıradan bir günü, dolu dolu ve farklı yaşamak için bence en güzel yer. Akşam üstü bir kaç saatimizi turist tadında geçirdiğimiz duraklar, lezzetine doyum olmaz Kasap Osman’da porsiyon döner, fıstıklı baklavanın her tonda lezzeti için Köşkeroğlu -yanında mutlaka kesme dondurma-, Galata Köprüsü‘nden geçerken 1tl’ye buz gibi portakul suyu, birazı sana birazı martılara Karaköy simidi, ve tabii Nimet Abla‘dan piyango bileti ya da sayısal loto. En favori hanımız Hayyam‘da da son çıkan fotoğraf makinaları ve lensleri de test ettik mi tamam artık eve dönebiliriz. İstanbul sıcak da bile güzel geldin ama yine de her an seni ardımda bırakıp bir vakit kaçabilirim ;)

inclouet, off ne giysem, billur saatci, street style, vogueeyewear, iro, marni for h&m,

Sıcak!

3 Yorum | Devamını Oku

Bu sıcaklarda şehirde ne giyeceğini bilmek, sayısal’da 6 tutturmakla eş değer desem çok mu abartmış olurum ;P Zira bence abartan sadece ben değil, yüksek nem ve gölgede 35le ortaya karışık sunulan hava raporu. Kliması, fanı, cereyanı ile boğazları hasta edesi, sırt tutulmasında boyut atlatanı, akşam olsun da azıcık nefes alalım duası ile geçen bu Ağustos’la bakalım nasıl baş edeceğiz?

billur saatci, off ne giysem, blogger, alexander wang, lisa corti, mybestfriends, opening ceremony,

İstanbul’a dönmek ya da dönmemek işte tüm mesele bu. Elimde valiz ordan oraya aralıksız bir şekilde, kimi zaman söylene söylene kimi zaman heyecanla savrulmayı seviyorum da eve dönmeyi de özlüyorum. Fakat şimdi anlıyorum ki, bu özlem sadece kapının eşiğinden girine kadarmış :) Kimisi iş, kimisi tatille geçen Haziran ve Temmuz aylarından sonra İstanbul, bir Ağustos harikası aşırı nem, azıcık miskinlik, bolca bekleyen işle ben, bize ayrılan tatilin sonuna geldik şimdilik. Bir sonraki takvimsiz seyahat nereye ne vakit olur bilinmez ama post edilmeyi bekleyen sayısız fotoğraf mesul olarak beni bilir ;)