Hayat Denen…

| 8 Yorum

Hayat denen güzel şey…Güne selam vererek başlayıp, selamına karşılık alıp devam edene. Canı sıkıldığında arayacak bir yakını olana. Kimse seni anlamazken anlayacak bir kişiye sahip olana. Mutlu olduğunda dünyalara sahip olana. Yarın olmayacakmışcasına günün tadını çıkarıp yaşayana. Paylaşana, sevene, sevilene, üzülünce toparlama gücü bulana, hayal kırıklığına uğrayınca şükredip yola devam edene. Yaşam acısıyla tatlısıyla dopdolu da, ölüm mümkünse en uzakta dursun. Bir gün ona da sıra gelince, acını paylaşacak yakınların olsun, dua edecek gücün olsun, devam gücü verecek, tutunacak bir dalın, hayatı tekrar sevecek bir bahanen olsun. Her gün söylenerek gittiğin işin, seni anlamayan patronun, eşin, arkadaşın, onunki gibi değil diye beğenmediğin hayatın, mecbur bırakıldığın yaşam standartın, uzaktan ahkam kesmesi kolay deyip burun çevirdiğin öteki, empati kurmaya çalışmadığın beriki, isyan ettiğin kiran, ne işe yaradığını sorguladığın vergin, neden başka yerde değil de bu ülkede doğduma kadar varan isyanın.. Hepsi tamam, hepsi insani, hadi hepsi kabul. Ama bir kere denesen şükrederek uyanmayı, şükrederek yaşamayı, yerin altına girip çalışmak zorunda olmadığın için şükretmeyi, aman bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın dememeyi..Evimde, elimde kahvem, camdan gelen gün ışığının sıcaklığında bu satırları yazmak ne kadar kolay. Hayatını göz göre göre her gün riske atıp, hellallik alıp evden çıkmak ne demek ben bilemem. Kimse de bilmesin, bunu yaşamak zorunda kalmasın derim. Demek kolay da..O işi de birilerinin yapması lazım öyle mi? Değil. En azından bu şekilde değil. Yok yere, göz göre göre değil. Hangi insan buna göz yumabilir ki? Hangi insan bunun vebali alıp, yeterince tedbir sağlamayıp, birinin ölüme gidişini seyredebilir ki? Etmişiz işte.. Etmişler..Ranttı, paraydı, yalandı dolandı, hırstı, nasıl bir vicdansızlıktı bilmiyorum ama küçük dünyam ne bu büyük dalavereleri ne o büyük emekçileri göremedi.. Saf saf seyretti, boğazı düğümlendi, sesi sessiz sessiz yükseldi ama ne o devi indirmeye, nede o devin indirdiklerini geri getirmeye gücü yetti. Acımız büyük. Bir kişi vefat etse, duymuyorduk, yüzlercesi gidince duyduk..Kömür verip oy satın alıyorlar diye söylenip duruyorduk, o kömürler nasıl çıkıyordu oturup düşünmüyorduk. Hayat denen güzel şey…İster Polyanacılık oynayıp, ister kendine zindan edip, ister hayaller kurup, ister ölesine yaşayıp.. Sen hayatını nasıl yaşarsan yaşa ama başkasının yaşam hakkına dokunma. Başkasının ölümüne neden olacak vebale girme. Her şeye karış, eleştir, söylen, bağır, debelen dur ama artık yaşam hakkına karışma. Rant için can alma. Her şeyi sıfırladın, şimdi tekrar stoklaman lazım anlıyorum. Madem gitmiyorsun, madem özür dilemiyorsun, madem gözün döndü, madem biz ne dersek diyelim yok sayıyorsun, her ne yaparsan yap da can alma. Sen can aldıkça, biz yaşarken yaşadığımızdan utanıyoruz.