Arşiv: vintage

MBFWI‘nin son postuyla bu dolu dolu geçen haftaya veda zamanı. Elimden geldiğince video ve postlarla desteklemeye çalıştığım tüm tasarımcıların tekrar tekrar ellerine sağlık! Sadece tasarımcıların da değil tabii, organizasyondan iletişime, tüm emeği geçen event ve pr ajanslarının, fashion week boyunca ayağımızı yerden kesen sevgili Mercedes-Benz ekibinin de sabrına, güleryüzüne, ellerine sağlık. Bizim de naçizane bolca emek harcadığımız videolarımız var 😉 bu ve şu linklerden izlerseniz çok mutlu olurum. Ocak ayında planlanan Mercedes-Benz Fashion Week Istanbul‘un 9. sezonda tekrar görüşmek üzere!

Dolapta uzun zamandır bekleyen, ta kışın alınmış bir elbise! Kışı geçirip bir yaz düğününü bekliyormuş meğer. 😉 Benim gibi dantel detaylardan hoşlanıyorsanız Self Portrait‘ye bir göz atın derim. Markanın çizgisi tamamen dantel detaylar üzerine. Bu elbise de azıcık da olsa, şu posttaki bluz da favorimdi. Aynısı şuan kalmamış olsa da benzerlerine şu linklerden; BeymenShopigo ve Harvey Nichols’tan ulaşabilirsiniz.

Kış ortasına en toz pembe günü; sevgililer gününü koymuşlar. ‘Biz sevgililer gününü kutlamıyoruz’culardan olsak da olmasak da seviyoruz işte düşünülmeyi. Hadi itiraf edelim 😉 Bir buket çiçekle, bir tatlı küçük notla, bir öpücükle ya da anlamlı bir hediyeyle. Sevdiceğim elinde durduk yere çiçeklerle, küçük notlarla gelse o da tamam da, işte bazen birinin hatırlatması gerekiyor, o ulvi görev de önemli günler ve haftalara düşüyor. 🙂 Eğer kendinize ya da sevdiceğinize en zarifinden, en romantiğinden, en sade ya da en süslüsünden bir güzellik yapmak isterseniz, bu post belki size minik de olsa ilham verir.

billur saatci, off ne giysem, lifestyle blogger, turkish style blogger, pandora, barcelona, turo parc, mavi, comptoir des cotonniers, vintage, alexander wang, free people, dior, moorer

Yeni yıl zamanı ilk yaptığım Pandora bilekliğimdeki charmlardan en sevdiklerimi tutup, bu defa yanlarına Pandora’nın Sevgililer Günü koleksiyonu için çıkardığı charmlardan ekliyorum. Pembeli kırmızılı kalpli ‘cici’lerle aranız nasıl bilmiyorum ama ben Pandora’dan seçtiklerimi yanyana koyunca dünyanın en zarif aksesuarını yarattığımı düşünüyorum her defasında. 🙂 Bakalım siz de beğenecek misiniz?

Pembeyle aram hiç yok dedikçe, kendimi devamlı bu rengin değişen tonlarının içinde buluyorum. Bu sefer de toz pembeler içindeyim. Bu hırkayı son Paris seyahatinde Marais’deki Bazar de l’Hôtel de Ville/BHV‘nin içinde açılan vintage bölümünden aldım. İnanılmaz güzel ve hesaplı bir seçki var. Rengine de düğmelerine de ayrı bayıldım. Modeli yüzünden biraz büyük dursa da, vatkalarını çıkarınca onu da hallettim sayılır 😉

İstanbul Kahve Festivali’nde çekilen bu kareler, yarın ki postun da habercisi olsun 🙂 Çok tatlı bir video hazırlıyoruz festival ile ilgili. Yarın youtube kanalımda yayında 🙂

Cumartesi’den, geçtiğimiz haftanın en sıcak gününden, İstanbul’un en kalabalık lokasyonundan merhaba 🙂 Her gittiğinizde içinden başka bir sürpriz, görsel şölen, enfes bir lezzet çıkan Eminönü-Sirkeci-Karaköy hattında, keşfedilecek çok yer var. O yüzdendir ki sıradan bir günü, dolu dolu ve farklı yaşamak için bence en güzel yer. Akşam üstü bir kaç saatimizi turist tadında geçirdiğimiz duraklar, lezzetine doyum olmaz Kasap Osman’da porsiyon döner, fıstıklı baklavanın her tonda lezzeti için Köşkeroğlu -yanında mutlaka kesme dondurma-, Galata Köprüsü‘nden geçerken 1tl’ye buz gibi portakul suyu, birazı sana birazı martılara Karaköy simidi, ve tabii Nimet Abla‘dan piyango bileti ya da sayısal loto. En favori hanımız Hayyam‘da da son çıkan fotoğraf makinaları ve lensleri de test ettik mi tamam artık eve dönebiliriz. İstanbul sıcak da bile güzel geldin ama yine de her an seni ardımda bırakıp bir vakit kaçabilirim 😉