Arşiv: ümit ünal

Alaçatı‘dan merhaba! Ot Festivali’nden, kaldığımız otele, Alaçatı sokaklarındaki sevdiğim dükkanlardan, yemek yemeyi sevdiğimiz adreslere kadar mini bir Alaçatı rehberi tadında video hazırladık. Bol keşifli 2.bölümü ise bir kaç güne yine youtube kanalımda yayında! Videolarımdan haberdar olmak için, henüz kanalıma abone değilseniz bu linkten olabilirsiniz. Keyifle seyirler herkese! 🙂

New York’a aynı valizle gidip, aynı valizle dönen, ve sadece 2-3 parça kıyafet alan tek türk olarak tüketim secereme adımı altın harflerle yazmak istiyorum 🙂 En büyük zaafım şapka, kasket ve bereler için ise her zaman valizde yer var 😉

I’m totally in love with my new cap! Isn’t it so cute?

Bu sene düğün sezonuna parlak bir giriş yaptım diyebilirim. 😉 20ler havasındaki bu elbiseyi Mariposa‘nın vitrininde gördüğüm an, onu giyersem bir gecede o yıllara döneceğime emindim. Düğün Moda Deniz Klübü’ndeydi, ama ben elbiseyi giymek için bir Pera Palas düğününü bekleyemeyecek kadar heyecanlıydım. Sağolsunlar, Moda’nın sakin ruhu, havanın eski bir filmi andıran hali işbirliği yapıp bana eşlik ettiler. Saç konusunda yine tutucu davranıp, bildiğimden şaşmadım. Ama niyetim topuzdan da ziyade tamamen açık ve dağınık bırakıp, 20lerin asi kızı olmaktı 😉 Kendi adıma sezonun ilk düğünü için iddalı bir giriş yaptığımı söyleyebilirim. Siz de hem iddalı, hem vintage esintisi taşıyan bir güzellik arayışındaysanız, Atölye Mariposa‘ya mutlaka uğramalısınız.

Voila, my sparkling choice for the 1st wedding of the year. When I saw this dress at the display of Mariposa, – I thought it has a taste of 20’s- I was already dreaming that I was moving on the dance floor with my dress 🙂 The color of the sky and the sprit of the quiet ambiance made me feel like I’m in a romantic and nostalgic movie. 😉 If you’re looking also for a vintage-inspired beauty, check out the Atelier Mariposa.

MBFWI2 gündemi, sabah sürpriz bir çekim için benim için geç başladı. #gununkahvesi Fashion Week İstanbul’dan bir kaç saat çaldı da diyebiliriz. Pek yakında 😉
Geçen moda haftasında görev başında geçen, sabah 09:00 gece 23:00 mesaimi, bu sefer ziyaretçi olarak biraz hafiflettim. Ama ne yalan söyleyim geçen sene mükemmel bir iş ortaya koyduğumuzun farkına daha da vardım. 3 blogger, 3 asistan, 1 fotografçının, şayet organize iseler, yapamayacağı iş yoktur tabii 🙂 Bu yıl da, keşke yine bize emanet olsa ya da resmi bir kaç blogger’a görev verilse ya da tamam hepsinden vazgeçtim keşke blogger’lara sabit bir yer ayrılsa diye düşünmeden edemedim. Madem devamlı hep ordayız, hakkını tüm tasarımcılar için vermek isterdim. Bazı fotoğraflar ışık, bazıları yer kurbanı oldu. Vine’ın hayatıma girmesiyle işler biraz daha kolaylaştı gibi gözüksede, arşivlik fotoğraflar bu defa az oldu. Ne giydim ile başlayan, ve naçizane yorumlarımla devam eden, 2. gün postu sonunda hazır 🙂

ümit ünal, colors of california, comptoir des cotonniers,

Bu şapkayı kafama geçirdiğin an, Michael Jackson da ruhumu ele geçiriyor. Zira, bu hal, tavır ve pozlarımın başka bir açıklaması olamaz. Yeteneksizsiniz yeni sezona da moonwalk‘u yetiştirdim mi herşey tamamdır.