Arşiv: super sunglasses

Sen ne güzelsin sonbahar denen! Şehri öyle bir kapladın ki, gözlerimi boyadın. Bir aynaya baktım ki, ben de sen olmuşum. Doğaya karışmak kıyafetlerle ne kadar kolay. Keşke etrafımızda daha çok kızaran yapraklar olsa. Betonun donukluğu kalpleri de donduruyor bazen. Sertleşiyoruz. Halbuki bir park, dimdik bir ağaç, yürürken ayaklarına dolanan o güzel renkler ne de güzel geliyor insana. Sonbahar hep hüzünlü gelir bana. Ben de hüzünlüyüm bu ara. Sebepli sebepsiz, yine havadandır belki bahanesi 😉

Yıllardır bu tarafa gelişimin bahanesi hep aynı. Ailemle, Deyzle olmak, ilk fırsatta Akbük’e kaçmak, Azmak’da serinlemek, sabahları bahçedeki ‘baba’ mahsüllerinden, sabahlara kadar susmayan horozun hareminden çıkan yumurtalardan yemek. Komşunun ineğinin sütünden anne tatlısı yemek, valizi tıka pasa yemediklerimi de yanımda götürürüm kafasıyla doldurmak. Ama bu yıl bu bahanelere bir yenisi daha eklendi. Yıllardır biz ne kaçırmışız dediğimiz ‘kiteboard’. Bu yıl 3. defa buralara gelişimizin sebebi de, ufak tefek sakatlansak da hadi hemen iyileşip tekrar suya çıkalım sabırsızlığımızın nedeni de o. Yavaş yavaş tadını çıkara çıkara hayatıma yeni giren bu sporla, bakalım beni daha neler bekliyor olacak. Bir başka hayatıma giren yenilik ise aletli pilates.İstanbul’da bir türlü başlayamadığım bu derslere Akyaka’da başlamanın sürpriz şaşkınlığını yaşıyorum. Anlayacağınız #tatildedigin bu defa şezlong başında ya da deniz yatağı çeperinde değil, bol bol sporla geçiyor. İstanbul’da daha zinde görüşmek üzere 😉

Geçtiğimiz hafta gerçekleşen Mercedes-Benz Fashion Week İstanbul‘un ilk gün postu yayında! Kızgınlıklar, kırgınlıklar ve üzüntülerle geçen bir haftaya denk gelen MBFWI’de emeği geçen herkese, duyarlılıklarını podyuma taşıyan tüm tasarımcılara kendi adıma teşekkür ederim. Herkes için çok zor geçen bir haftanın ardından, umudumuzu yitirmeden 30 Mart’ta sandık başında görüşene dek, hayata kadrajıma takılanlarla devam!

Tepemde güneş, hafta sonu yağmurundan çıkan bir post yazıyorum.:) Hava şu an gerçekten çok güzel. Ama barajları ve bizi bekleyen susuz yazı düşündükçe, yağmuru gücendirdiğim geçmiş postlar için üzgün hissediyorum. Sen yeter ki mevsimin hakkını verip, bol bol yağ. Biz bir çaresini düşünüp, çamuru, çukuru, seçim vaadi bol yollarda kendi yolumuzu buluruz. Gri havaların nesi varmış hem? Biraz pastele büründük mü, en güzel arka fon oldu bile 😉