Arşiv: opening ceremony

8 günlük NY seyahati boyunca ayağımdan çıkarmadığım spor ayakkabılarımı şehre ayak basar basmaz fırlattım gitti! Dizim yüzünden spor ayakkabılarım ve enfes tabanlığımla yapışık yaşadığım bu dönemde, bir kaçamak yapıp, topuklularla flörtleşmek de ayrı güzelmiş ;P

4 tekerlekli demir yığınlarıyla olan mesafeli ilişkim 2 tekerleğe indirgendiğinde tadından yenmez oluyor. O kadar ki, bunca zamandır sahibi belirsiz onlarca bisiklet ve Vespa ile alenen ya da gizli gizli mutlulukla poz verdiğim doğrudur. Bu 2 ayaklılar, bir kızın ayaklarını yerden nasıl keseceğini çok iyi biliyorlar 😉 Son gönül ilişkim ise yurda yeni ayak basmış Vespa 946 ile henüz bir kaç gün önce yaşandı. Uzaktan bir hayli mesafeli ve havalı gözüktü gözüme, ama azıcık başbaşa vakit geçirince, ne kadar da birbirimize yakıştığımızı farkettik 😉
Günübirlik ilişkiler tatlı ama insan artık sevdiceğine bir yuva vermek istiyor. Eve onsuz dönmek istemiyor. 🙂 4 yıldır sayısız postta bahsi ve silueti geçen Vespa ile artık ciddi düşünüyorum. Kendime müddet, evrene mesaj. Sürprizi bozmak gibi de olmasın ama artık bir söz kesilsin; Off Ne Giysem 5.yıldönümünü bir kaç dakika ya da saat sonra terk etmeyeceği bir Vespa ile geçirsin 🙂

My endless Vespa love is spotted again a few days ago with the latest design called 946. It is the coolest thing I have ever seen! Our relationship was kinda longterm gateaway :). But I would put an end to this endless and longing relationship with him. I don’t want to go back home without him anymore 🙂 Decision has been made! I sent my message to the universe and set a day for it. I will celebrate my blog’s 5th year anniversary with him! 🙂 

Temmuz’un ilk haftası da sona erdi, ama henüz tenim ne güneş ne de denizle olan mutlu sona eremedi. #tatildedigin yurtdışında her daim güzel de, canım ülkemde denize girmeden geçen bir yaz düşünemiyorum! Şu aralar hayalimi süsleyen yegane şey bir an önce Akbük ve Deyz’e kavuşmak!

Finally, I’m back home. I’ve been in London and Barcelona for 2 weeks. It was great to be there but now, it’s time to work hard and organize my thousands of photos and notes. I will be in İstanbul for a while and dream for a great beach holiday at Akbük – my hidden heaven on earth.

Haziran ayı her zaman en sevdiğim ay olmuştur. Benim için yazla beraber, doğum günü çoçuğu olmanın heyecanını ve sevgilimle yeni 1 yılı daha devirmenin güzelliğini beraberinde getirir hep. 2013 Haziran’ın ise, hayatımın en yorucu, en endişe verici, en isyan dolu, kimi zaman umutlu kimi zaman dehşet verici ayı olacağını kim bilebilirdi ki?

It’s nice to go back home and smile again..