Arşiv: nike air max

Akaretlerin en sevimli mekanı; Minoa’dayım. Minoa aslen zengin bir çeşniye sahip bir kitapçı. Yurtdışında görüp de hayran olduğumuz kitapların hepsini şahane bir dekorasyon eşliğinde sunuyor. Hepsini tek tek karıştırma istediği uyandırıyor. Aradığınızı bulamadınız mı? Kısa zamanda sizin için temin ediyor. Bu zevk sahibi, 2 katlı mekanın, bir bölümü de cafe olarak hizmet veriyor. Bahçesindeki renkli fayans kaplı masaları aklımı çeliyor. Kaptığım gibi tüm kahve kitaplarını soluğu #gununkahvesi keyfi için bahçede alıyorum. Henüz 6 aylık bu güzel kitapçı da dilerseniz günü her saati yemek de var. Ben her gidişimde tatlı ve kahveye yöneliyorum. En kısa zamanda kahvaltısını denemeye gitmek istiyorum. Sizin de yolunuz Akaretler’e düşerse Minoa; yokuşu çıkarken hemen sağınızda, sokağın köşeside yer alıyor.

Galata’nın en cool dükkanından merhaba! O ‘en güzel ayakkabılar, en cool yağmurluklar, ‘limited edition’ parçalar için sayfama beklerim’ yazsalar yeridir 😉 Yurtdışında çokça rastladığımız konsept dükkanlar maalesef ülkemizde çok az. İlk açıldığında o uzak diyarlarda gördüğümüz ve ulaşamadığımız güzellikleri kendi mahallemizde görünce havalara uçmuştuk o yüzden. 290sqm‘in ilk mağazası Amsterdam’da. Onu da görme fırsatım olmuştu. Aynı ürün gamıyla İstanbul’da karşılaşmak da harika oldu. Online satış sitesi olduğu için kendisini extra sevdiğim de doğrudur. 🙂

Paltomun ‘hey, bak ben burdayım rengi’ yetmiyormuş gibi, onu bir de bi o kadar renkli bir ceketle giymek çılgınca bir fikir gibi gelebilir. Kışın, siyahlara, grilere bürünmeye ben de bayılıyorum. Ama eminim hepimizin her şeyle giyilebilir standart renk kontenjanı zaten ağzına kadar dolu. ‘Kırmızıyı boşver, siyahı al, her şeyle giyersin’ telkiniyle alınmış kim bilir kaç parça benzer şeyimiz var. Kış boyu, karanlık uniformalarına bürünmektense sanki aralarına azıcık desen, azıcık renk katmak da yarar var. 😉

Kızgın kumlardan soğuk İstanbul sokaklarına sert bir geçiş yaptığım doğrudur. 😉 Instagram’daki bir sıcak bir soğuk gelgitli paylaşımlarım devam ede dursun, çok yakında Maldives’de çektiğim binlerce fotoğrafı da blogda paylaşmak üzere.

Sen ne güzelsin sonbahar denen! Şehri öyle bir kapladın ki, gözlerimi boyadın. Bir aynaya baktım ki, ben de sen olmuşum. Doğaya karışmak kıyafetlerle ne kadar kolay. Keşke etrafımızda daha çok kızaran yapraklar olsa. Betonun donukluğu kalpleri de donduruyor bazen. Sertleşiyoruz. Halbuki bir park, dimdik bir ağaç, yürürken ayaklarına dolanan o güzel renkler ne de güzel geliyor insana. Sonbahar hep hüzünlü gelir bana. Ben de hüzünlüyüm bu ara. Sebepli sebepsiz, yine havadandır belki bahanesi 😉