Arşiv: marks&spencer

Bir önceki postla yeterince serin Londra havası aldıysak, Marks&Spencer‘ın sonbahar&kış koleksiyonuna da önden bir bakış atabiliriz 😉 David Gandy erkek mayo koleksiyonu ise bu yaz plaja indi bile. Sahil tarafına indiğinizde etrafı dikkatlice kolaçan etmekte yarar var 😉 Rosie Huntington‘ın ise bir kaç sezondur hazırladığı iç giyim koleksiyonuna hayranlığım bu yeni koleksiyon ile daha arttı. […]

Yağmurlu bir İstanbul gününe en çok yağmurlu bir post yakışır diye başlayıp bir türlü sonlandıramadığım postu yaz sıcaklarına bırakıp biraz serinleme zamanı 🙂 Geçtiğimiz aylarda Marks&Spencer‘ın yeni sonbahar&kış koleksiyonunu ve David Gandy‘nin hazırladığı erkek mayo koleksiyonunu görmek için çıktığım Londra seyahatinden gelsin bu serin kareler.     Yeşilin ve kızılın her tonuna rastlayabileceğiniz Hyde Park. […]

Tepemde güneş, hafta sonu yağmurundan çıkan bir post yazıyorum.:) Hava şu an gerçekten çok güzel. Ama barajları ve bizi bekleyen susuz yazı düşündükçe, yağmuru gücendirdiğim geçmiş postlar için üzgün hissediyorum. Sen yeter ki mevsimin hakkını verip, bol bol yağ. Biz bir çaresini düşünüp, çamuru, çukuru, seçim vaadi bol yollarda kendi yolumuzu buluruz. Gri havaların nesi varmış hem? Biraz pastele büründük mü, en güzel arka fon oldu bile 😉

Üstümden çıkarmaz olduğum #offnegiysemformija bluzlar, soğuğu azıcık hisseder hissetmez dolaptaki kazakların arkasına saklanmaya başladılar. Blogdaki postların üçte birinde sanırım bu bluzlardan giyiyorum 🙂 Artık yeni bir şeyler yapmanın çoktan vakti gelmişti biliyorum. Mija ekibi ile yine kafa kafaya verip, hem rahat hem cici bir şeyler yapmaya başladık bile. Paylaşmak için sabırsızlanıyorum! #offnegiysemformija rahat durmadığı gibi #iconjaneformija cephesinde de ‘yumuşacık’ gelişmeler var 😉

Mija‘nın yeni koleksiyonu ‘Minimal’  sitede yerini aldı bile! Bakalım ardarda Mija’ya eklenen  yeni tasarımları ve bizim mini koleksiyonlarımızı sevecek misiniz? 🙂


Hayat bilgisi dersinde, bahar mevsimi Mart ile başlar diye öğrenmiştik. Sonra Türkçe dersinde, Mart kapıdan baktırır, kazma kürek yaktırır atasözüyle kafam karışmıştı. Ama doğruydu da. Havanın bir türlü ısınmamasından ben de işkillenmiştim. Bir türlü gelmek bilmeyen bahar için son rivayet 21 Mart’tı. Onu da atlattık mı, tamam ertesi gün bahardı. Yani söz verdiğin tarihe 1-2 gün gecikirsin de, 1 ay boyunca bekletmezsin değil mi? Bahar denen böyle bir mevsim maalesef. Sevenlerini bekletmeyi pek seviyor. Halbuki ben onu, geleceğini haber alır almaz açan çiçekler, şanına uygun renkte kıyafetler ve pankartlar eşliğinde bekliyorum 🙂