Kasım 2015 Ayının Arşivi

Balat sokaklarından merhaba! Dolu dolu keşiflerle geçen bir Balat gününden küçük bir ön gösterim sayılsın bu post. Çünkü bol keşifli, renkli, hareketli video versiyonu da yolda. Balat’ta her geçen gün yeni bir atölye, yeni bir cafe, yeni bir dükkan açılıyor. Fotoğrafçıların uğrak yeri Merdivenli Yokuş, Fener Rum Lisesi, Patrikhane, rengarenk sokakları derken keşfedilesi yer listesi, yeni açılan tatlı mekanlarla da beraber uzayıp gidiyor. Tek sorun vızır vızır geçen, kesinlikle yaya dostu olmayan arabalar. Fotoğraf çekerken hiç başıma gelmediği kadar tehlike atlatıyorum desem yeridir. Üstelik bir değil, iki değil, sayısız kere. Keşif noktalarımı da tek tek paylaşacağım ama o da hadi video ile beraber olsun 🙂

Şimdiden herkese şahane bir hafta sonu!

Siyahlara büründüğüm başka bir akşamdan merhaba. Bu siyah ceketi nerdeyse 2 yıldır ne zaman akşam dışarı çıksam giyiyorum. Hafif ince bir kumaşı olsa da, kışın dahi üstümde. Ben ceket üstüne oversized/bol kesim palto giymeyi çok seviyorum. Trend kelimesini çok kullanmayı sevmesem de, bence trendi, modası, zamanı geçmeyecek bir parça benim için bol kesim paltolar. (evet burda senelerdir giydiğim sarı paltomdan bahsediyorum:)) Madem konu siyahtan çıktı, trendlere kadar geldi. Geçtiğimiz haftalarda Vogue ile çektiğimiz keyifli ‘trend’ videolara da göz atmak isterseniz, onlar da hemen youtube kanalımda, bu ve şu linkte.

Her post da youtube der oldum. Video çekmeyi çok seviyorum, ama youtube bambaşkaymış 🙂 Umarım ordan da daha keyifli, görüntülü, hareketli anlar paylaşabilirim sizlerle. Değerli yorumlarınızla bana yol göstermeniz dileğiyle.

Daha renkli postlarda görüşmek üzere 🙂

Siyahlara büründüğüm bir akşamdan merhaba. Contemporary İstanbul‘un açılışına giderken rahatlıktan ödün vermeden, minik ve kibar bir dekolteyle durumu kotardım sayılır 😉 Üstümdeki bluz durumu kotardı desek daha yeridir aslında. Yeni tanıştığım Etty&Jacques markasıyla bu sezon daha sık görüşücez gibi. Zira klasik siyah triko ve kazaklara, ufak ama sihirli dokunuşlarla, yepyeni bir soluk getirdiğini düşünüyorum. Bakalım siz de sevecek misiniz?

İstanbul Kahve Festivali’nin üstünden 3 koca hafta geçti ama videosuyla beraber paylaşmak istediğim için, postu da maalesef gecikti. O yüzden posta hemen hazırladığımız video ile başlıyorum. 🙂 Bu arada bir çok video çekmeye başladık. Siz de youtube kanalıma abone olup, bana değerli yorumlarınızı yazıp, beni her konuda yönlendirebilirseniz şahane olur. Çok teşekkür ederim şimdiden 🙂

Pembeyle aram hiç yok dedikçe, kendimi devamlı bu rengin değişen tonlarının içinde buluyorum. Bu sefer de toz pembeler içindeyim. Bu hırkayı son Paris seyahatinde Marais’deki Bazar de l’Hôtel de Ville/BHV‘nin içinde açılan vintage bölümünden aldım. İnanılmaz güzel ve hesaplı bir seçki var. Rengine de düğmelerine de ayrı bayıldım. Modeli yüzünden biraz büyük dursa da, vatkalarını çıkarınca onu da hallettim sayılır 😉

İstanbul Kahve Festivali’nde çekilen bu kareler, yarın ki postun da habercisi olsun 🙂 Çok tatlı bir video hazırlıyoruz festival ile ilgili. Yarın youtube kanalımda yayında 🙂