Eylül 2014 Ayının Arşivi

Beyaz

3 Yorum | Devamını Oku

Yaz kış giyilesi en güzel renk beyaz olsa gerek. Yeni sezon alışverişinizde bence bir gözünüz de beyazlarda olsun. İstanbul sınırları içinde, onu her türlü çamurlu, lekeli, sürpriz kazalardan sakınmak için ekstra efor harcayacağımız kesin. Ama olsun! Sabah uyandığınızda bir hava durumuna bakar 😉 Azıcık güneş varsa, tamamdır. Bu zamansız ama havalı riske değer! Artık gerisini onu tamamlayacak renkler düşünsün! 😉

Hava ufak ufak serinlemeye, aniden sağnaklı sürprizlere başladı ama, sırada bekleyen postlar, havaya aldırmadan pastel tonlarda takılmaya sinsice devam ediyordu 😉 Net duruşlu, koyu tonlara bürünmeyi ne kadar özlediysem de, pastel tonlardan, kışın da vazgeçmeye hiç niyetim yok. Umarım karşıma bir dolu seçenek ve o her daim verdikleri güzel enerjiyle çıkarlar. Kıyafetleriyle, gecenin bir vakti hissiyat pazarlığı yapan billur’dan sevgiler ;P

Çok değil daha geçen hafta sonu, üzerimde hala rehavetin hakimdi yaz denen. Giderek salaşlaşan kıyafetlerimden sen sorumlusun. Neyse ki bugün sanıyorum son noktayı koyuyorsun. Öyle bir yağmurla uyandım ki, seneye kadar senle vedalaştığımızı anladım. Hadi bu da sana ait son post olsun 😉 Ben sonbaharuı yakından görmeye serin Paris’e gidiyorum. Bu hafta instagram’da beni gri ve lacivertlere bulanmış görürseniz şaşırmayın 😉

Bu yıl 4. kez yine kendimi Dalaman’a bilet alırken buluyorum. Bayram tatilini bahane edip, yine kaldığımız yerden kiteboard yapmaya/öğrenmeye devam etmeye Akyaka’ya gidiyoruz. Instagram’dan yaz boyu bol bol paylaştığım bu spora iyice bağlandık. İlk denememde ufak bir sakatlık yaşadıysam da, rüzgarın büyüsüne fena kapıldım. Zaten bir kere denediniz mi bağlanılmayacak gibi değil 🙂 Videoyu izleyin de görün isterim. Daha sağa sola gidicem derken, seneye bir bakmışsınız ben de havalarda takla atıyormuşum. 😉 Hayal etmesi bile güzel de, daha çok yolum var 🙂 Yaz başı çekilen bu videoda bu spora ilk mini adımlarımı atarken beni de görebilirsiniz. 🙂

Okullar açılıyor diye hiç heyecan duyduğumu hatırlamıyorum. Okulun ilk günü tek hatırladığım, 8 yıllık okulumun bitmesine daha kaç yıl kaldığıydı. Bu dönemin en heyecan verici kısmı olsa olsa tabiki kırtasiye alışverişiydi. Yepyeni bir çanta, en güzelinden bir kalemkutu, sıfır km hiç kullanılmamış kalemler, zararlı denilen mis kokulu silgiler, en farklısından defter kapları, en kalabalık setlisinden boya kalemleri. Okul başlarken bu saydıklarım birer ihtiyaçtan öte, okula gitmek için, o dersi çalışabilmek için aradığım süslü bahanelerdi. Küçükken şımarıklık ettik de büyüyünce anladık. Şımarıklık değildi de, belki de daha şanslıydık. 1 yerine 2 kalem, geçtiğimiz yıllardan kalma değil de, yepyeni bir kitap, yeni üniforma, yeni gömlek, yeni çoraplar, yeni ayakkabılarla yeni okul dönemine hazırdık. O zamanlar normal gelirdi de büyüyünce anladık. Büyüdükçe çemberin içinden çıkıp, dışına da baktık. Görmeyince bilmezdik, duyardık da dokunamazdık da, büyüdükçe farkına vardık.

Okul alışverişiniz biteli belki sizin de uzun yıllar oldu. Hediye aldığınız küçük yeğenler bile büyüdü, üniversiteli oldu. Yakın çevrenizde olmasa bile, bugün o okulun ilk günü heyecanını ve endişesini aynı anda yaşayan milyonlarca çocuk var. Sadece 1 kaleme, 1 silgiye ihtiyacı olan da var, okulda olması gerekirken, okula gitmeyen/gidemeyen milyonlarca çocuk da. Pazartesi pazartesi çok uzattım biliyorum ama sevimsiz Pazartesi’yi bile güzelleştirecek anlamlı bir post olsun istedim. Ne ülkemizdeki eğitim eşitsizliğini bir silgiyle silebiliriz, ne o okula gitmeyen o çocukların üstünü bir kalemle çizebiliriz. Ama bizim için ufak da olsa, onlar için büyük bir adım atabiliriz. Okulların açılmasıyla bir çok okul ihtiyacıyla dolacak bu siteye göz atabilir, işin ucundan tutabiliriz. 2 yıl önce bloga taşıdığım birsilgibirkalem.org projesinin detaylarını tekrar aşağıda bulabilirsiniz. 1 silgi 1 kalem almak asıl şimdi hiç bu kadar güzel olmamıştı!

Bir 1 silgi 1 kaleminiz var mı?