Nisan 2014 Ayının Arşivi

Hayatımda kendime hiç, her şeyden uzak kalabileceğim bir zaman aralığı yaratamazdım, ta ki koşup kafamı ve bedenimi özgürleştirene kadar. Haftada 3 kez kendime ayırdığım en kaliteli saatler, kesinlikle koşu ve fitness antremanlarına ayırdığım zamandan ibaret. Nerdeyse 1,5 yıldır gittiğim her yerde koşuyorum. Bazen bilmediğim bir şehirde, bazen en bildiğim şehrin bilmediğim sokaklarında. En güzeli de bu aslında. Siz koşarken şehrin ayaklarınızın altında akması gerçekten çok güzel bir his. Geçtiğimiz yaz sonu dizimi sakatladığımda, en çok elimden bu özgürlüğümün alındığına üzülmüştüm. Şimdi eskisi kadar uzun km’ler koşmuyorum. Ama bedenimi ve dizimi güçlendirmek için daha çok çalışıyorum. Koşmadan önce ısınmak ve koşudan hemen sonra esnemek için kendime bolca zaman ayırıyorum. Sakatlıklara davetiye çıkarmadan, daha uzun yıllar koşmak için vücudu başka antremanlarla da kuvvetlendirmek şart. Sonrası kolay. Ayağınızda doğru bir spor ayakkabı, kulağınızda güzel bir müzik olduktan sonra artık her yerde koşmanın tadına varabilirsiniz.

Akşam güneşini yakaladın mı, yüzünü ona döneceksin. Güneşin yüzüne vurup da, mutlu etmediği kimseye henüz rastlanmadı. Barselona’da en sevdiğim dükkan M.O.T.E.L’den aldığım bu 2.el ‘Pharrell Williams‘ edalı şapkanın etkisini de yadsımamak lazım. Hatta mutluluktan bir adım daha ileri gidip Stilize ile sürpriz bir video bile hazırlamış olabiliriz 😉 Pek yakında!

Eğer tonu pastel ise, her rengi eşit derecede sevebilirim. Girdiği her ortamda yumuşatıcı etkisi yaratan, göze, kulağa iyi gelen pastele bulanmak gerek bazen. Bir tek Pazartesilere, özellikle yağmurlu Pazartesilere etki edemiyor. Olsun. Kalan günler bizimdir. Yeter ki üzerimize minik pastelcikler yerleştirelim. Hepimize güzel haftalar! 😉

Biraz iş biraz tatille geçen 10günlük aradan sonra herkese tekrar merhaba. Arayı bu kadar uzun açtığım için nolur kusura bakmayın. Hayatımın en huzurlu ve keyifli tatili hiç bitsin istemedim ama uçakta yaklaşık 6 saat beklemek mutlu sona pek yakışmadı. Bu satırları hala uçakta oturduğum yerden yazıyorum. Bir ara uçak kalkar da, eve döner miyim bilinmez ama döner dönmez renkli Barselona kareleri ile blogda tekrar görüşmek üzere 🙂