Eylül 2013 Ayının Arşivi

Bazen yaşımı unutup, amerikan filmlerindeki okul yıllarında kendimi bulduğum oluyor ;P Bacağımdaki bandajla sokağa çıkıp çekim yapmamı ise, hayatımda gördüğüm en ‘cool’ tedaviye verin 🙂 Dizimi incitince, sevgili doktorumun ‘Selim Baklacı’ tasarımı olduğundan şüphelendiğim ‘kinesiotape‘ adı verilen bandajlarıyla bir hatıra fotoğrafı çektirmesem olmazdı. 🙂 Ağrı sızı bahane, bandajlar şahane demek isterdim ama sağlıma kavuşmayı her şeyden çok istiyorum!

Son 9 aydır hayatıma giren en güzel şey koşmak heralde! Ayağımda doğru ayakkabı, kulağımda güzel müzik olduktan sonra kışın yağmurda, yazın güneş doğmadan ya da gecenin karanlığında, tatil boyunca gittiğim her yerde nerdeyse hiç ara vermeden koştum. Bilmediğiniz şehirleri, sokakları koşarak keşfetmenin tadı başkaymış. Hele işten güçten çok sıkıldım deyip, sokağa fırlayıp koşmak kadar rahatlatan bir şey yokmuş. Hayatımda koşu bandına bile çıkmamışken -hala çıkmıyorum, kendisi ile husumetimin nerden kaynaklandığını bile hatırlamıyorum ama o hareketli banda güvenmiyorum 🙂 – son aylarda Başar’ın da bana eşlik etmesiyle, parkuru da hızı da arttırdığım doğrudur 🙂

My Mija için tasarladığım bluzlar o kadar çok  sevildi ve hala o kadar çok soruluyor ki, siyaz ve beyazdan vazgeçemeyenler için tükenmeyen stok yaptık! 🙂  İlginiz ve desteğiniz için ne kadar teşekkür etsem az.

Sonbahar sezonu için de kolları sıvadım. Önümüzdeki aylarda My Mija için inşallah yeni bir şeyler daha tasarlıyor olacağım. O zamana dek; yaz, kış benim de üstümden çıkarmadığım siyah ve beyaz #offnegiysemformija bluzlar mymija.com‘da sizi bekler. 😉 

Her defasında daha da güzelleşen #ilovesale etkiliğimizi çok seviyorum. Bizi yalnız bırakmayan arkadaşlarıma, bir merhaba ile yeni başlayan arkadaşlıklara, yanımızda olamasalar da bizi her koldan destekleyen herkese ne kadar teşekkür etsem az. İyi ki varsınız!

Aylar öncesinden başlayan hazırlıklar, gardrop karşısında, bilgisayar başında, Eminönü semalarında geçirilen uzun mesailer, sabah 07:00de standları kurmakla başlayıp, akşam 19:00a kadar aralıksız hiç oturmadan geçen her bir dakikanın yorgunluğunu hiçbir şeye değişmem! #ilovesale5 için şimdiden heyecanlamaya başladım bile. Umarım gelip gören herkes de en az bizim kadar güzel vakit geçirmiştir. Yorumlarınızı heyecanla beklerim!

#ilovesale4 için dolabın karanlık köşelerine daldığım bir an karşıma çıkan bu tulum, onunla gözgöze geldiğim an niyetimi anlayıp, neden ona bir aşkla sahip olup, sonra bir kenarda unutulduğunu sordu. Haklıydı bir şey diyemedim. Ne deseydim ki? ‘Rengine tav oldum, ama bedenin bana büyüktü. Bol bol rahat rahat giyerim bahanesiyle indirimde seni ağıma düşürüverdim ama sonradan içinde yüzdüğümü fark edip, neyse sonra giyerim deyip, diğer sonraların yanında unutuverdim’.

Kendi adıma ne kadar bilinçli(!) alışveriş yaptığımı düşünsem de, her kadın gibi benim de yoldan çıktığım zamanlar oluveriyor. Alışveriş yapmak kaçınılmaz, ama dolap bekleyenlere derdini anlatacak haklı bir bahane bulmak zor. Rengi, modeli, markası, indirim üstüne indirime uğramış fiyatı, o ilk görüşte oluşan kimya, off ne giysem derdime deva hal ve tavrı, her ne olursa olsun, sepete atmadan bir daha düşün Biu. Tahtaya adımı yazıyorum ki, silmek için biraz daha çaba sarfedeyim. Böyle yazması kolay da, zamanla uygulaması da kolay olur inşallah 🙂