Nisan 2012 Ayının Arşivi

arm party, gamze saraçoğlu, mybestfriends, nazra, nazra jewels, yeginim, rayban, see by chloe, lucie ellen

Trendler, sezon renkleri, bu sene bu çok modalar hiç bana göre değildi. Ta ki gözümü alan o rengarenk, şıkır şıkır, parlak, fosforlu herbiri sanki birbiri için yaratılmış ama bu zamana kadar nedense ayrı takılmış bileklikleri bir arada görene kadar. Yanyana geldikleri an voltranı oluşturan bu arm party trendi, modası, asrın kavuşması yüzünden kendimi dik dik tanımadığım insanların bileklerine bakarken buluyorum. Bloglarda görüyorum, bloggerlarda görüyorum, dergilerde görüyorum, yolda yürürken görüyorum, kıskanıp duruyorum, bir tek nerden bulucam onu bilmiyorum! Bir de bazıları sanki çok kolaymış gibi kendi yapıyor 🙂 O kadar kolaysa bana da yapın görelim 😉

fabrika, benim fabrikam, elif cığızoğlu, grevi, marc jabobs

Bazen keyfin olmaz ama acelen olur, bazen makyajın olmaz, kasketin olur 😉 Böyle zamanlarda, kimileri dev gözlükler ardına kimileri benim gibi şapkalarını ardına saklanır. İşte benim her durumda, en büyük sığanım hep şapkalarım olur. Elimde kahvem, sırtımda çantam, ayağımda babetlerimle kendimi üniversite yıllarıma geri dönmüş gibi hissetmem de cabası. 😉

fabrika, benim fabrikam, elif cığızoğlu, rayban, uterque, nazra jewels, beste gürel, tru

Bazı renkler vardır, size gitmediğini düşünürsünüz. Kendinize bir türlü yakıştıramazsınız. Renk analizi diye son dönemlerde şıkça duyduğumuz analizi yıllardır biz ayna karşısında kendi kendimize yapar dururuz aslında. Benim için o tabu renk kesinlikle pembe. Belki bu güne kadar doğru tonuyla karşılaşmadığım içindir ama yakında hallolacak hissediyorum. Ben azcık güneş yüzü görcem, o bebek pembesi hallerini terk edecek ve fotoğraflarda sadece fon olmaktan çıkacak 😉 Bu posta kadar hayatımda hiç Converse de giymemiştim mesela. Lame aşkına bu pabuçlar benim ilk Converse‘lerim oldu! Kim bilir belki yarın pespembe de çıkabilirim karşınıza belli mi olur? 😉

fabrika, benim fabrikam, elif cığızoğlu, rayban, arzu kaprol,massiomu dutti, nazra jewels, derishow, tru

Benim Fabrika’mda ne var ne yok paylaşmaya devam! Bugün bizim mahalleden bildiriyorum. Bu derin sırt dekolteli elbiseye ilk görüşte vurulmuştum. Dantel ve tüllerle çok aram olmasada, o kadar kibar ve narin bir dekoltesi var ki, bu yaz ben bu elbiseyi üzerine bol bir t-shirt ile mahallede zıplaya dolaşa, akşamları ise, t-shirtü bir kenara fırlatıp, hanım hanımcık giyerim diye düşündüm. Koca koca çiçek desenlerine ve rengine ise ayrı bayıldım. Mahallelinin önde gelen delikanlıları da beğenmiş olacak ki, bugün Nero, Charlie, Brenda ve Albay’la beraber güle oynaya takıldık. 😉

fabrika, benim fabrikam, elif cığızoğlu, kalamış marina, cenoa sailing, forever new, beymen club

Bir türlü rayına giremeyen mevsim normalleri, yine tekrarlarsa diye korkutan fırtına, #sehirtiyatrolariyokedilemez diye atılan haklı çığlıklar, kenarda bekleyen sabırsız hayaller, bir köşede unutulmuş dargınlıklar, bitmeyen alınganlıklar.. Konjoktür ne zaman karışsa, ben de karışıyorum.. Kafamı dağıtmak için değil ama bazen geride bırakmak için, kendimi her fırsatta şehrin içinde bir yerlerde deniz kenarında buluyorum. Bu post da o günlerden birine ait. Bedenim Kalamış’ta, lakin ruhum, bir gün batımı saatinde, Côte d’Azur sahiline yanaşan o şık teknede 😉